Fanatiklerinin heyecanla beklediği lost dizisinin 5. sezon bölümlerinin fragmanı internete düştü.
Sizlere beşinci sezonla ilgili çok önemli gelişmeleri bildirmek isterdim. Fakat ben vakit darlığından, daha birinci sezonunu bile seyredemedim. Vakit darlığına ilaveten hayatımda bir takım teknik problemlerde mevcuttu. Örneğin uydu antenim son iki buçuk senedir bozuktu, binlerce kanal gösteren televizyonum birden bire , üzerinde Sirkeci’den iki ytl’ye alınma çubuk antenle birlikte, sadece NTV yi çeken bir zımbırtıya dönüşmüştü
Tek kanallı kalmıştım, fakat bu hayatımdaki ilk tek kanallı dönemim değildi. Çocukluğumda da tek kanallı bir dönem geçirmiştim ve şu anki öbürüne oranla daha eğlenceliydi. NTV kurtarırdı. ama o da Lost’u yayınlamadı. Zaten bir süre sonra televizyonun üzerinden yere düşmekten dolayı çubuk anten de kırılmış, NTV’yi de hakkın rahmetine kavuşturmuştum. Artık ara sıra NTV de denk geldiğim Lost’un jeneriği bile haramdı bana.
Ama kader ağlarını yavaş yavaş örüyordu.
Çevremdeki herkes bana Lost’tan bahsediyor, maillerime lost’la ilgili mailler düşüyor, dost meclislerinden , arkadaş geyiklerine uzanan geniş bir yelpazede hep Lost konuşuluyordu. Dizi tam bir fenomen olmuştu. Kahramanları magazin programlarında bile boy gösterirken. ben daha bir tanesinin ismini bilmiyordum.
En son TNT kanalıda Türkçe dublajlı olarak iki bölüm ard arda vermeye başlayınca, ortam kopmuştu, neredeyse ülke olarak Lost’u seyredenler ve seyretmeyenler olarak bölünmek üzereydik.
En son olarakta, Pürtelaş sokaktan başlayıp, Başkurt sokak, Kazancı yokuşu ve Ülker Sokak seklinde devam eden şeytan üçgeninin en kral bakkalı, İpek Gıda’ da karşılaştığım tablo karşısında da iyice ufaldığımı hissettim. İçeri her zaman ki gibi girdiğimde Bakkalın sahibi Gürcan abinin halka ve müşterilere açık bir konumda bulunan, adını sebil televizyon koyduğum 57 ekranına kitlenmiş, o sokaklardan bildiğim üç gence yanaşıp sorduydum.
-Hayrola film mi bu
diğer ikisi kafasını kaldırmazken, Cihan bana dönüp ‘Uğur abi Lost’u bilmiyor musun? ‘ demişti.
“Ah” dedim kendi kendime. En azından bir iki bölümünü seyretsen , bir kaç oyuncuyu tanır içeri girer girmez A Lost’mu seyrediyorsunuz noldu diye sorardım.
Bu ne eziklikti Tanrım.
Gürcan abiye” Abi bunlar Lost olmuş” deyip çıktım. Canım sıkılmıştı artık buna bir son vermeliydim.
Eve gidip, kendime içecek birşeyler hazırladım. Bilgisayarı açtım, gurbetteki eşim online dı ona müjdeyi verdim Lost’u seyredeceğim…
İşlerimi bitirip Dizi yayınlayan sitelerden bir tanesinden, ilk bölümü laptopa ta açıp bir koltuğa uzandım, uçak düştüğünde uyumuşum. Bununda üzerinden 8ay geçti, bundan sonra heralde seyredemem.
Kahretsin, bu bana verilmiş postmodern bir ceza herhalde. Öyle bir ceza ki bir tek ben farkındayım. İpek Gıdanın önünde son bir hatıra fotoğrafı çektirip 14 yıldır yaşadığım Taksim topraklarını terkettim. Şu an kimsenin bilmediği bir yerde yaşıyor ve çok az kişiyle görüşüyorum.
yakında ülkeyi de terkedeceğim heralde bu gidişle

İşte Lost’un 5. sezon fragmanı izleyelim, bir şey anlamayacak olsam da inadına ben de izleyeceğim…















![The Black Keys – Too Afraid To Love You -Live The Black Keys - Too Afraid To Love You [Live]](http://www.tribalturk.com/wp-content/uploads/2011/12/The-Black-Keys-Too-Afraid-To-Love-You-Live-60x60.jpg)














11 Mayıs 2009 at 10:22
Çok sağlam flim bunun muziğinde dans edilebilir hızlı bir muziği var süper